Etkinlik

Uygarlık Anadolu’dan Doğdu

Uygarlık Anadolu’dan Doğdu
Arkeolog ve Bilim İnsanı Prof. Dr. Fahri Işık, “Hellas’tan geldiğini sandığım her şey Anadolu’nun kendisiymiş. Göçle gelenlerin taşıdığı kültür, sanat Helen kültürü değil, her zaman Batı’nın sahiplendiği ve Batı’yı besleyen binlerce yıllık bir Anadolu ürünü”

2020 PATARA YILI

ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Akın Akıncı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın turizmde Türkiye’nin kültürel ve tarihi değerlerini ön plana çıkarmak ve dünya gündeminde bu değerlere dikkat çekmek amacıyla 2020 yılı teması için Antalya’nın Kaş ilçesindeki Patara Antik Kenti’ni seçmesine ilişkin ‘2020 Antalya’nın yılı olacak, Antalya adına, kültürel değerimiz Patara adına mutluyuz” dedi. Başkan Akıncı, “Patara Antik Kenti’nin ayağa kalkması için antik kentin çalışmalarına yıllarca emek vermiş iki bilim insanı, Patara Kazı Başkanı ve ANSİAD Fahri Üyemiz Prof. Dr. Havva Işık ve Prof. Dr. Fahri Işık ile bugün burada, bu mutluluğu paylaşıyor olmak bizim için çok önemli. Kendilerine çok teşekkür ediyor, ANSİAD adına çalışmalarına destek vermekten mutluluk duyacağımızı belirtmek istiyorum” diye konuştu.

TARİH ÇARPITILDI

ANSİAD 18. Olağan Toplantısı’nın konuğu olan ve ‘Uygarlık Anadolu’dan Doğdu’ konusunda sunumunu gerçekleştiren Arkeolog ve Bilim İnsanı Prof. Dr. Fahri Işık, “Tarih çarpıtıldı, kandırmacalarla Anadolu’nun batısı hep Helen yurdu olarak gösterildi. Çağdaş arkeoloji tarihinde kimse bunu sorgulamadı, bugüne kadar gelindi. Bugün yaptığım çalışmalar gösteriyor ki uygarlık Anadolu’dan doğdu dedi. Ord. Prof. Ekrem Akurgal’ın Anadolu özlü İyon Uygarlığı’nı Doğu Yunan olarak tanımladığını belirten Prof. Dr. Fahri Işık, “Kendisinin bir öğrencisi olarak arkeolojinin yeni bulgularıyla yola çıktım ve o yolu daha da derinleştirme yoluna girdim. 1986 yılında başladığım bu yolda, İyon Uygarlığı’nın yerli bir Anadolu Uygarlığı olduğu sonucuna vardım. Daha ileri gittim ve dedim ki İyonlar Luvi halkıdır, Atina’dan gelmemişlerdir” dedi.

HELLAS’TAN GELDİĞİNİ SANDIĞIM ŞEY ANADOLU’NUN KENDİSİ

Batı’nın Helenler’e mal ettiği evrensel uygarlığı yaratanların Anadolu halkları olduğunu belgeleriyle ortaya koyan Prof. Dr. Fahri Işık, “Milattan Önce 1200 yıllarında, Mısır kaynaklarında yazan bir istila sonucu, Ege’nin batısında Akha Helenleri ve doğusunda Hitit gibi iki büyük uygarlık çöküyor. Ardından Ege göçleri denilen bir süreç başlıyor. Bu göç dalgası tartışmasız olarak Anadolu’da Ege kıyılarına ve öndeki adalarında Helenlere geçtiği şeklinde yorumlanır. O süreçten başlanarak Batı uygarlığının kültürü, sanatı Helenlere mal edilir. Ben Asya kültürleriyle ilgili çalışmalarımda öğrendim ki Ege göçleri ile Hellas’tan geldiğini sandığım her şey Anadolu’nun kendisiymiş. Göçle gelenlerin taşıdığı kültür, sanat Helen kültürü değil, her zaman Batı’nın sahiplendiği ve Batı’yı besleyen binlerce yıllık bir Anadolu ürünüymüş” diye konuştu.

NE KENDİLERİ NE DE DÜŞÜNCELERİ HELEN OLAMAZ

Eskiçağ biliminde temel yanlışın başlangıçta 19. yüzyılda, yalnızca mitoslardan, Atina merkezli antik kaynaklardan beslenmek olduğunun altını çizen Prof. Dr. Işık, “Hitit metinlerinde sıklıkla geçen Miletos’un adı Millawanda’dır. Bu dil kökeni olarak Luvice’ye işaret eder. Herodot ve Homeros Milet gibi komşu kentlerinde de barbar bir dil konuşulduğunu Helence konuşulmadığını yazar. Halkın Anadolu’lu oluşu Athena’nın ‘sakallı’ olarak ifade edilişine de yansır. Sokratik düşüncenin doğduğu yer ise İyonya, bu düşüncenin yaratıcıları olan Thales’in babası Heksamyes ve Prieneli Bias’ın babası Teutames, adlarıyla Karialı ise, bunların ne oğulları Helen olabilir ve ne de bu topraklarda doğan düşüncenin kendisi Helen olabilir” dedi. Milattan Önce 8 ve 6’ncı yüzyıllar boyunca Karadeniz kıyısında 80 kadar koloni kenti kuranların Miletli olduklarını kaydeden Prof. Dr. Işık, “Pontus halkı da Helen olamaz. Bu projede Helen’ler yoktur, Karialılar vardır. Ünlü bir Homer bilginine göre de ‘Milet’tir Avrupa’nın ana kenti, Atina değil’” şeklinde konuştu. 

YAZISIZ ZAMANLARIN TARİHİNİ ARKEOLOJİ YAZAR

Yazısız zamanların kültür tarihini arkeolojinin yazdığını dile getiren Prof. Dr. Fahri Işık, “Anadolu üzerinden Batı’ya ilk göç 600 bin yıl önce başladı. Henüz Mısır yokken bizde Göbeklitepe vardı. Arkeologlar halen Göbeklitepe’nin sırrını çözmeye çalışıyor” dedi. Anadolu’da yaşan halkın Helen olmadığını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Fahri Işık, “Konstantinapolis’in başkent olduğu dönemde Anadolu’ya yerleşen Selçuklu’lar İran’dakilerden ayırt edilmesi için Rum Selçukluları olarak anılırlar. Burada Rum sözcüğü Anadolu ile özdeşleşir, Mevlana Celaleddin Rumi gibi. Rumlar, Anadolu’nun her karış toprağında Milattan Sonra 4. yüzyıla dek çok tanrıya inanan kadim yerli halkların Hristiyan olanlarıdır. Halkı Hellas’tan gelmemiştir. Zaten bu nedenle Ege’nin öte yakasındaki halk farklı tanımlanır, onlara ‘Yunan’ denir. Rumları, biz Yunan’la aynı tuttuk” diye konuştu. Anadolu’nun erken döneminde yaşayanların yarattığı eserleri sonradan kurulan Yunan, Mısır uygarlıklarının yaptıklarıyla karşılaştıran Prof. Işık, bugün dünyada kabul edilenin aksine uygarlığı Anadolu coğrafyasının yarattığına ilişkin görüşlerini, heykel, sikke, mimari yapı, yazı gibi arkeolojik bulgularla ve bilimsel çalışmalarla karşılaştırarak anlattı.

Kaynak:ANSİAD

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL