Ekonomi ve güncel gelişmelerin yanı sıra, teknoloji ve inovasyon konularının konuşulduğu Zirve, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda yapıldı.
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mete Belovacıklı, Ekonomi Müdürü Şükrü Andaç, yazarlar Ali Ağaoğlu ve Zeynep Aktaş ile Milliyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Menderes Özel’in konuşmacı olarak yer aldığı Zirve’de Başkan Davut Çetin bir konuşma yaptı.
Başkan Çetin konuşmasında, Antalya turizminin bu yıl 16 milyon yabancı turist rekoruna ilerleyerek Türkiye ekonomisine ve cari açığın düşürülmesine önemli bir katkı sağladığını belirtti.
Davut Çetin sözlerini şöyle sürdürdü: “Bildiğiniz gibi bu yıl Turizm Tanıtım Ajansı turizm sektörüne katkı payı yükü getirdi. Şimdi ayrıca konaklama vergisi gündemde. Konaklama vergisi dünyada geceleme üzerinden yüzde 1 veya 1 Euro biçiminde, müşterinin ödediği, yerel yönetimlerin aldığı bir vergidir. Maalesef bu taslak özel sektörle istişare edilmeden gelmiştir. Taslakta ciro üzerinden vergi, Komisyonda yüksek bir maktu vergiye çevrilmiştir.
Bu vergi makul bir orana çekilmeli ve merkezi yönetim bütçesine değil, ilgili yerel yönetime aktarılmalıdır. Detayına girmeyeyim, fakat şu kadarını söyleyeyim. Turizmin Antalya altyapısına yükü, nüfusumuzun yükünün üçte birinden fazladır. Yani Antalya nüfusu aslında 2.5 milyon değil, 4 milyondur. İlimizin yatırım bütçelerinin, yerel yönetim bütçelerinin 2.5 milyon nüfusa göre olması ciddi bir sorunumuzdur. Bir küçük ilçe olsak, bu sorun bizim sorunumuz olurdu. 16 milyon turist alan bir ilin bu sorunu aslında Türkiye’nin sorunu demektir.
Antalya olarak bir başka meselemiz turizm, ticaret ve sanayide daha yüksek katma değere geçebilmektedir. X ve Y kuşakları çağında turizm faaliyeti otel içinde sınırlanamaz. Antalya’da geceleme sayıları bir dönem 7-8 geceydi. Bakanlık verilerine göre bu sayı giderek azalmış ve 5’in altına inmiştir. Kent turizmi, kültür turizmi, eğlence turizmi gibi alternatifler geliştirmezsek birkaç yıl sonra havanda su dövmeye başlarız.
Turizmi, tarımı, çevreyi, ticareti birlikte ele alan, bütüncül destinasyon yönetimi modeline geçmeliyiz. Kıyılarımızı Turizm Bakanlığı’nın, Ovalarımızı Tarım ve Şehircilik Bakanlıklarının, Dağlarımızı Enerji Bakanlığı’nın, kentin içini birden çok belediyenin planladığı bir yapıda bölge ekonomisini doğru biçimde yönlendiremeyiz.
Kaynak:ATSO